• Konya32 °C

HALİL ÖZCAN

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
HALİL ÖZCAN

ADINI SİZ KOYUN

08 Aralık 2019 Pazar 14:19

         Bir adam ki ! Akıl ve anlayış keskinliğinden oldukça uzaksa, buna rağmen  kendini akıllı sanıyor ve  aklını  çok beğeniyor ve diğer insanlardan kendisini çok akıllı zannediyorsa, herkese her konuda fikir verecek bir akla sahip olduğu kanaatindeyse, sağdan soldan duyduğu yarım yamalak, kulaktan dolma bilgileri, başına gelen olaylardan kendince çıkardığı sonuçlarla birleştirip büyük bir hayat tecrübesi edindiğini sanıyorsa, herkese her fırsatta bu tecrübeyi ispatlamaya çalışıyor, yaşı ve buna dayalı tecrübe faktörünü ileri çıkarıp, “Sen gelirken biz gidiyorduk”, “Ben senin çocukluğunu bilirim” gibi ifadelerle yanlışlarını pekiştirmeye kalkıyorsa, fikir öne sürdüğü, bilmişlik yaptığı herhangi bir konuda haksız olduğu anlaşılsa bile, yanılmak, hata yapmak, haksızlığının ortaya çıkması hiç işine gelmiyorsa, asıl önemli olan bir sonuca varılması, doğruların, gerçeklerin ortaya çıkması değil çoğunlukla kendi komplekslerinin tatmin bulması ise ,çok bilmiş, ukala, insanları küçük gören, kendini her konuda haklı ve yeterli sanan bir kişiliğe sahipse, bu tutumuyla çevresindeki insanlar arasında itibar elde etmesine ve takdir toplamasına sebep oluyorsa, hava atmak ve insanların hayranlığını kazanmak maksadıyla, akılsızca cesaret gösterileri yapıyorsa, konuşurken, yazıp çizerken, yalnızca belli kişileri muhatap alıyor ve bazılarını adeta  ortalıkta yok sayıyorsa,bir takım yapmacık hareket ve tavırlarla diğer insanlara karşı üstün gelmeye, kendi eksik ve kusurlarını örtmeye çalışıyorsa,diğer insanlara karşı küçük düşmek, altta kalmak, ezilmek, dikkate alınmamak gibi endişeler kendini boğuyorsa, bu yüzden, kendi içinde buna karşı bir savunma mekanizması geliştirerek genellikle de toplum içinde, bu zaaflarını kapatmak amacıyla “en iyi savunma saldırıdır” mantığı içinde hareket ediyorsa, kendi de aynı fikirde olduğu halde bir konuda kasten muhalefet ediyorsa,muhalefet adına lüzumsuz protesto eylemleri yapıyorsa, sevmediği fakat çıkarı bulunduğu birine sempatik görünmeye çalışıyorsa, onun dalkavukluğunu yapıyorsa, ağaların beylerin  her fırsatta gözüne girmeye, kendini beğendirmeye çaba gösteriyorsa ,siyasetçiye, bürokrata, ortağına, patronuna, amir veya müdürüne karşı sahte bir sadakat göstererek, şartlar değiştiğinde ise gözünü kırpmadan satıyorsa,ayrıca yaranma zihniyetinden dolayı veya korktuğu, çekindiği için doğru bildiğini söyleyemiyor, bunu da herkese hak verme, demokratlık gibi teviller ile kapamaya çalışıyorsa ,  işte bu her devrin adamıdır. El etek öper, Gidene söver, geleni över, garibi döver, güçlüyü sever, zengine sofra açar, yoksula çalım satar. Yiğide “Kalleş”, kahpeye “Kardeş” der,  İşte bu aşağılıklar yüzünüze güler arkanızdan söver. Her zaman ön saftadırlar. Sosyal hayatın içinde, güç ve kuvvetin peşinde koşan, oturmamış kişiliği yüzüne yansımış, güce erişebilmek için başkalarının elini ayağını öpecek kadar küçülebilmeyi göze almış, ikiyüzlü insanlardır. Güce ulaşınca gerçek kişiliklerini gizleyemezler. İşte buda insana sadece yüzünü değil ruhunu kaybettirir. İkiyüzlülük bazı insanların en korkulacak karakteristik özelliğidir İşine yaradığımız sürece yüzümüze güler, yalar adeta. İşi bitince kuyunuzu kazar. Gerçek yüzünü gördüğümüzde iş işten geçmiş olur. İkiyüzlülük, arkadaş ilişkilerinde, komşuluk ilişkilerinde, işyerindeki ilişkilerde, siyasette, ticarette hemen her yerde karşımıza çıkar. Anlayamadığımız şey ise herkesin bundan nefret etmesine rağmen kimsenin bir şey yapmamasıdır. Madem ikiyüzlülük kötü bir şey neden yalnız kalmamak adına sevmediğimiz bir insanla arkadaşlık ediyoruz? Neden arkadaşım, dostum dediğimiz insanın arkasından bin bir türlü yalan, dolan, çeviriyoruz? Neden arkasından dedikodusunu yaptığımız patronun, müdürün, şefin yüzüne gülüp yalakalığın alasını yapıyoruz? Neden komşumuza " Kardeşim " deyip arkasından etmediğimiz hakareti bırakmıyoruz? Neden hem iktidarı, hem muhalefeti eleştirip sonra da yaranmak adına kuyruk sallıyoruz? Ey nabza göre şerbet veren. Özü sözü bir olmayan, ne şiş yansın ne de kebap yansın, felsefesine inanan, bulunduğu yere, ortama ve zamana göre ayak uyduran, olduğu gibi görünmeyen, göründüğü gibi olmayanlar sözüm sizlere. Ne iseniz o’sunuz dik durun sana biraz omurgalı olun. Ves’selam…

Bu yazı toplam 586 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Kadınhanı Sözcü | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim