• Konya11 °C

HALİL ÖZCAN

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
HALİL ÖZCAN

12 MART YAKLAŞIRKEN

21 Şubat 2020 Cuma 18:59

Bu yazımızda, 12 Mart, İs­tik­lal Mar­şı'nın ka­bu­lü ve M. Akif Er­soy'u an­ma ve­si­le­siy­le mil­li şa­iri­miz­le il­gi­li ba­zı nük­te­le­re yer ve­re­lim istedik. İnşaallah önümüzdeki haftalarda “M.Akif’i anlamak”  konulu yazılarımız devam edecek.
M. Akif dö­ne­min­de Av­ru­pa'ya git­mek ay­dın­lar ara­sın­da ade­ta mo­da ol­muş­tu. Her­kes mut­la­ka bir ve­si­ley­le gi­der ve ço­ğu hay­ran­lık­la dö­ner­di. Akif de Ber­lin'e gi­den­ler ara­sın­day­dı. Dön­dü­ğün­de bi­ri sor­du:  -Ber­lin'de ne var ne yok üs­tad?  Akif :  - Ne ol­sun. Gör­dü­ğüm ka­da­rıy­la ya­şa­yış­la­rı di­ni­miz gi­bi, din­le­ri ya­şa­yı­şı­mız gi­bi. Ay­nı kül­tü­rü pay­laş­ma­dık­la­rı ve bir tür­lü yıl­dız­la­rı­nın ba­rış­ma­dı­ğı T.Fik­ret, M. Akif'in sa­kal bı­rak­tı­ğı­nı gö­rün­ce Akif'e ta­kıl­mak is­te­miş ve alay­lı bir üs­lup­la şöy­le de­miş: -Aa­aa!!. Akif­ci­ğim, may­mu­na dön­müş­sü­nüz. Hiç is­ti­fi­ni boz­ma­yan Akif kar­şı­sın­da du­ran Fik­ret'e sır­tı­nı dö­ne­rek: -O za­man du­va­ra dö­ne­yim, ba­ri de­miş.  Za­ma­ne genç­le­rin­den bi­ri, bir top­lan­tı­da Akif'i kü­çük dü­şür­me­ye ça­lı­şıp: -Af­fe­der­si­niz, siz bay­tar mı­sı­nız? Akif, hiç is­ti­fi­ni boz­ma­dan: -Evet, bir ye­ri­niz mi ağ­rı­yor­du? Akif, gözlemci olarak Avrupalıların yaşayışı ve bizim yaşayışımız arasında ilişki kurup dersler çıkarmıştır. Ama çoğu kişi için durum aynı değildir. Etraf, Avrupa’ya tahsile gidip döndükten sonra bize ait bütün değerleri hor gören gurur abidesi insanlarla doluydu. Bunlardan birini Akif şöyle uyarmak zorunda kalmıştı: -Siz insanlara eskiden Fatih minaresinden bakardınız, şimdi Eyfel Kulesi’nden mi bakıyorsunuz? Bu tür Avrupa yobazlarının bazıları işi daha da ileri götürerek Fransızca kelimelerle konuşmayı moda gibi görüyorlardı. Öyle anlaşılıyor ki bugün Türkçeyi bilim dili olarak görmek istemeyenlerin dedeleri bunlardı. Halkın da hiç beğenmediği bu tipleri Akif öyle hicvetmiştir ki sesi ve tesiri günümüze kadar gelmiştir.
–Ayağımı ezdin adam... Patlıyor musun ne zorun?
–Vurursam ağzına!..
–Yâhû! Gürültünüz ne? Durun!
–Yavaş be!
–Çüş be! Gözün kör mü?
–Pardon
–İllâllah!
–Nasıl ki çıktı şu «pardon» eşeklik oldu mubah!
Bugün de, yaptığı kabalığı «pardon» diyerek geçiştirmeye çalışanlara, halkın; «Pardon çıkalı eşekler çoğaldı!» şeklinde verdiği cevabın kaynağı herhalde merhum Akif’in yukarıdaki nükteli mısraları olmalıdır. Akif hastanedeyken yakın dostu Ferid Kam, onu ziyarete gider. Selamlaşma, hal-hatır konuşmalarından sonra, Akif’in dişlerinin beyazlığı Ferid Bey’in dikkatini çeker. Hasta yanında espri yapıp konuşmayı hoş sohbete dönüştürmek isteyen Ferid Bey, Akif’e;–Aman üstad, dişlerin ne kadar da beyazmış!?. der. Akif derhal şu cevabı verir:   –Ben sana bu zamana kadar dişlerimi hiç göstermedim.   “Dişini göstermek”  deyiminin bu kadar anlamlı kullanılışına şahit olmak zor. Ves’selam…

Bu yazı toplam 146 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Kadınhanı Sözcü | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim